FREUD VE TÜRK DİZİLERİ

Freud en çok tanınan belki de en yanlış tanınan…


Genelde cinselliğe ve çocukluk yaşantılarına yaptığı atıfla bilinir Freud. Bir yerlerde psikoloji konuşuluyorsa mutlaka adı geçer. Ben, cinsellikten çok çocukluk yaşantılarına yaptığı atıftan hareketle yapılan analizlere değinmek istiyorum. Son zamanlarda popüler olan Türk dizilerinde, karakterlerin çocukluk hâlleri sürekli göze sokuluyor. Yaptıkları her yanlış davranışta, çocukluk yaşantıları mazeret oluyor. Her kırıp döktüklerinde ağlayan çocuk hâlleri beliriyor ekranda. Kardeşine sürekli müdahale eden, onun hayatını cehenneme çeviren abla, aynısını annesinden görüyor. Karısını döven adamın, çocuk hâli babasından tokat yiyor. Böylece ekranda sürekli zamanda geri dönüşler, akıp gidiyor. Peki bunlar gerçekten mazeret olabilir mi?


Freud Ne Kastetmişti?


Freud bunu mu kastetmişti? Başka yollar, başka tercihler olamaz mıydı? Son yıllarda yapılan pozitif psikoloji araştırmalarına göre, kötü çocukluk geçiren yetişkinlerinde mutlu olabileceğine ve yaşam doyumu sağlayabileceklerine dair olumlu sonuçlar bulunmuş.. Tabi ki çocukluk yaşantıları çok önemlidir, herkesin çocukluğu mükemmel geçsin dileriz fakat ya kötü geçtiyse ne yapmalıyız? Çocukluk travmaları onarılmaz, kötü bir çocukluk geçirdim, yaptığım her şeyin suçlusu çocukluğum mu demeliyiz? Yaşamımızda hiç müdahale edemediğimiz bir zaman dilimi için, diğerlerine ve kendimize eziyet mi etmeliyiz?


Çocukluk travmaları pek tabii zor ve uzun bir süreçten sonra onarılabilinir. Yavaş yavaş insan üzerindeki etkisi azalabilir.

Freud’un da dediği gibi kişiliğin oluşmasında ilk altı yıl çok önemlidir. Fakat Freud bunu, çeşitli suçlara bahane aramak, kayıtsız şartsız, iradesiz biçimde savrulmak için söylemedi. İnsanın doğasının, yaşadığı şartlar altında (çoğunluk tarafından dünya kötü bir yer olarak kabul görür) kötü olabileceğini söylerken o aslında dünyanın kötülüğüne vurgu yapmaktaydı.

Yani yapılan kötü şeyler için, çocukluk bir bahane olamazdı Freud’a göre.


Freud Işık Tutan Olmuştur!


Freud, psikolojinin temel taşlarını koymuş, diğerlerine de ışık tutmuştur. Bu sayede gelişen ve çeşitlenen birçok kuram oluşmuştur. Diğer kuramlar incelendiğinde örneğin analitik kuram, Adler'in bireysel kuramı çocukluk travmalarının nasıl onarılabilineceğine dair önemli ipuçları yakalayabiliriz.

Ayrıca son zamanlardaki dizilerde çocukluk yaşantıları dair bu atıflar, toplumun asıl problemlerinden ve çözülemeyecek bir takım sıkıntılarından uzaklaştırmak, dikkati başka bir yöne çekmek için olabilir. Çocukluğuna dair bir şeyleri hatırlamayan insanlar dâhi, bu dizileri izlediğinde, çeşitli hayal kırıklıklarını hatırlayabilir ve aslında o zamana kadar aklına gelmeyen meseleleri dert edebilir. Bunca derdin arasında ise en kolayı tabi ki çocukluğa sığınmaktır. Çünkü diğer sorunlar daha büyük ve karmaşıktır. Çözüm yolları aramaktansa, kabahatlar ve diğer büyük, karmaşık dertler yerine çocukluk konforlu bir sığınak olur.


Çocukluğa dair önemli saptamaları olan ve çocuk yetiştirilmesine dair önemli katkıları olan Freud’ u yalnızca böyle tanımak, oldukça yanlış anlamak yalnızca bize mi has bilemiyorum...


KAYNAKÇA:

Doğan, T., Aydın F.T. (2020). Olumlu Çocukluk Yaşantıları Ölçeği’nin Geliştirilmesi. HAYEF: Journal of Education, 17(1); 1-19.

DOĞAN T,AYDIN F. T (2021). Mutlu Çocuklar Mutlu Yetişkinler mi Oluyor?. İnsan & Toplum, 11(1), 69 - 95.



51 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

ERGEN BEYNİ

PİROMANİ