HİÇLİ DENKLEM


İki zar attım hayat hakkında, ikisi de hiç geldi. Her yüzü de aynı olasılığa sahipmiş aslında. Ne yere bakan ne de diğer tarafları fark etmeksizin hep aynı yola çıkıyormuş. Uzunca yürüdüğüm, kaybolduğumu sanıp bilmem kaçıncı kez en başa döndüğüm bu hiç aydınlatmalı zifiri karanlık yol... Geriye dönmenin hiç anlamı olmadığı gibi ilerlemek için de hiç umut yokmuş. Tek bir aydınlatma kendim, gelecek zaman içerisinde o uzunca yol ve sanırım artık hiç olasılık...


İnançlarım ve duygularım hakkındaki bu benzersiz tabuyu, koca bir deprem gibi aldı götürdü hayat. Yıkık bir çatı ve harabe anılardan başka hiçbir şey kalmadı o meskende. Kozasından çıkan kelebeğin bir kanadı kırık. Tüm yarım kalanlara ve bırakılmışlara, biraz da tanımlanıp tamamlanamayanlara hiçbir çözüm kalmadı da hep dile dolanıp durdu her bir kelime.


Bazıları bir yerlerde biraz da olsa anlaşılırken bazıları bir yerlerde hiç anlam yaratamıyor. Konuşamayan ölü ruhlar içimizde, gölgem gece karanlığında bir çift zarın tekini atıp duruyor. Bu eş zamanlı düşünme eyleminin alaycı tarafı da yanı başımda. Bir tarafın kaygılar içinde diğer tarafınsa bitmek tükenmek bilmeyen bir umursamazlıkla sınadığı kısmi çaresizlik içerisinde bir döngü. Kırmamı sağlayacak çözümler zamanın çok ilerisinde.


Uyuyup uyandığım hep en başa döndüğüm, biraz da olsa unuttuğum ne varsa bir bir tozlu raflardan çıkarttım bugün. Kaybettiğimiz günlere ve kirli anılara kızdım gecenin puslu karanlığında. Serden geçtim sende kaldım, kendime dönüp binlerce detay yakaladım. Her attığım noktanın bir sonrasını düşünürken virgül ile bir bölme açtım günahlar ve korkular arasına. Uzunca duvarlara dayadığım yıkık dökük merdivenimin bastığım son basamağında hep geriye düştüm.


Sonsuz iki mavinin birleştiği çizgiye bakarken ne hayaller ne ümitler ne korkular yer edindi aklıma. Her başlangıç bir son oluşturdu zihnimde. Geriye dönmek mümkün olmadığı gibi ileriye adımlarım da hep düşe kalka...


DİP NOT: Hiç umursamazlık ve aynı zamanda bir yığın kaygı eşiğinde haftalar, aylar, yıllar süren bu ruhani yorgunluğun finalindeyim. Hatıraları birer kitap yaprağı gibi okudum durdum. Nice gelecek güzel günlere…



112 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

SARMAŞIK