YAZGI


Belki de hep yenilmek gerekir, zafer sanmanın aksine. Ne zaman durup düşünür de anladığını sanar insan, işte tam o anda koca bir kandırmacanın ilk adımını atmıştır. Binlerce olasılıklı, yalanlarla dolu koca bir gerçeklik dünyası… Kaçmanın çaresizliği, savaşmanın anlamsızlığı sonucunda büyükçe bir umursamazlıkla sarıp sarmalandı tüm bedenim.


Attığım sayısız adımlar sonucu bu çıkmaz sokağın en sonuna ulaştım. Geri dönmek için gücüm kalmadığı gibi başka bir çözüm de bulamadım. Neticesinde yine döngüm tamamlandı ve başladı kendi içime dönme maceram. Bu koca duvara yaslandım, derin bir iç çektim. Belki de her zamankinden fazla anlamalıydım bugün kendimi, herkesin aksine...


Belirsizlikler gittikçe artıyor, emin olduğum her şey ise yerini bir bir belirsizliğe bırakıyordu. Kabullenmekte oldukça zorlandığım şeyler de ellerimden yavaşça gidiyordu. Zihnimin ve zamanın uyuşmazlığını artık anlayabiliyordum. Birçok konuda geç kalınabilir. Geç kalmanın verdiği ufacık bir utancın yanı sıra kendini affettirme çabasına girer insan. Kendime geç kaldığımı fark etsem de hala affetmeye çalışıyorum.


Hayatla saklambaç


Hayatla oynadığım saklambaçta kendimi sobeledim. Doğrunun fazlası acıtır derlerdi, bin bir çeşit yalan uydurdum. Anlam derinliğini umursamaktan çoğu şeyi kaçırdım. Herkes kendi hakkında hep daha iyisini ister. Bu istekler merdiven basamağı gibi adım adım yükselir. Ne olursa olsun bir noktada durmak gerekir. Merdivenlerden sendeleyerek çıkıyordum. Dizlerimin dayanılmaz ağrısına rağmen baya ilerlemiştim. Son basamağa basmamla kayıp düşmem bir oldu. Merdivenin sonundaki açılmayı bekleyen kapının ardının daha iyi olduğu düşüncesi bir yıkımın habercisi olmuştu.


Küçük bir aydınlık


Görmediğim ve duymadığım, kabullenmeyi beceremediğim, kaçtığımı sandığım olaylar sonucu başlangıç noktasına geri döndüm. Toparlamaya çalıştığım bir takım şeylerin güzel dönüşleri içimde küçük de olsa bir mum alevi yakmıştı. Kendi karanlığımın aydınlığını yine kendim buluyor, çözüme ulaşmayan şeylerden sessizce uzaklaşıyordum.


Devamlılığını sağlamaya çalıştığım duygular, derince çukurları hem kazıp hem düştüğüm, uçurumun kıyısında üstümde mavi gök, karşımda uçsuz bucaksız derin mavi sular biçare seyre daldım. Yolumu kaybetsem de yöntemime hala ulaşabilmenin verdiği mutlulukla hayatımın serüvenine devam ediyorum…


EDİT: FİGEN AKÇAYOĞLU